Vedat Bilgin Eski dünyanın eski kurumları
Eski dünyanın eski kurumları
Vedat Bilgin

Eski dünyanın eski kurumları

Bugünün dünyası ile eski dünya arasındaki fark çok derindir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşurken, dinleyenlerin yüzünde sadece bu farkın görünürlüğüne dair bir ifadeyi değil aynı zamanda o eski dünyanın nasıl eşitsiz bir dünya olduğunun hatırlatan ifadeleri görmemek mümkün mü? O Kara Afrika’nın mazlumları, Asya’nın, Uzak Asya’nın sömürgeciliği yaşamış, ezilmiş ama şimdi ayağa kalkmış ülkelerinin temsilcileri, Erdoğan’ın konuşmasını, dile getirdiği yenilikçi önerileri dinlerken neler hissetmektedirler?

Şüphesiz dünyada hangi haksızlıkların, hangi zulüm ve eşitsizliklerin yaşandığını en iyi o ülkelerin insanları bilmektedir fakat yaşanan bütün bu olumsuzlukları bilmelerine rağmen bunun böylesine açık bir şekilde dile gelmesi onlar için nasıl bir duygudur! “Yaşanan bütün yağmaların, vahşetin, sömürü ve talanın ifadesi olan ‘eski dünya’ üzerine kurulu olan sistem, bütünüyle kendi hegemonyasını ‘uluslararası sistem’ diye kabul ettirmiş bulunmaktadır.” Birleşmiş Milletler’in kurumsal işleyişi de tamamen bu ‘eski dünyanın hastalıklı yapısını’ koruyacak şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır.

Eski dünyanın sahipleri

Bugün ‘eski dünya’ yani onu üreten ilişkiler hızla değişmiştir; ortaya çıkan sorunları bu eski dünyanın kurumlarının ne çözebilecek bir gücü, ne de potansiyeli mevzu bahistir. “Bu sebepledir ki Cumhurbaşkanı’nın konuşmaları, Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın yapısı ve kurumsal işleyiş mekanizmalarıyla ilgili eleştirileri, değişiklik önerileri geniş yankı bulmaktadır. İşin ilginç tarafı bu değişiklik önerileri, aslında mevcut kurumsal yapı içinde imtiyazlı konumda bulunana ülkeler açısından da önemli bir yenilik olmakla kalmayacak, onlar için de artık sürdürülmesi her geçen gün zorlaşan, karşılaşan sorunların çözümsüz kalmasının sonucu, sorunların bütün insanlığı tehdit edecek boyutlara tırmanmasıyla oluşacak büyük bir ‘kaostan’ kurtulma imkânı olacaktır.”

Eski dünya derken sömürgecilik çağıyla ortaya çıkan, bütün insani değerlerin hiçe sayıldığı kıtaların, ülkelerin yağmalandığı bir dönemden başlayarak, İkinci Savaş’tan sonra kendisini iyice görünür kılan emperyalist ilişkilerin uluslara arası sisteme damgasını vurduğu bir dönemden bahsediyoruz. Bu ilişkilerin kurumları nelerdir? Şüphesiz en başta gelen kurum Birleşmiş Milletler’dir ve temel felsefesi ‘milletler ve ülkeler arasında değişmez kabul edilen eşitsizlik’ üzerine kurulmuştur. “Bu eşitsizlikçi anlayışın en açık ifadesi ‘Dünyanın beşten küçük’ olduğu varsayımıdır. Cumhurbaşkanı ‘Dünya beşten büyüktür’ derken aslında bu eşitsizliğe kökten itiraz etmekte, eşitlik ekseninde yeni bir uluslararası sistem önermektedir.”

Gelecek?

Elbette eski dünyanın tek bir kurumu söz konusu değildir; Dünya Bankası; IMF, Dünya Ticaret Örgütü, OECD, NATO ve benzeri birçok kurum gibi aynı eşitsizlik temelinde işleyen birçok mekanizma vardır. Bunlar uluslararası ilişkilerde eşitsizlik ve istikrarsızlığa sebep olan işlevler ortaya çıkardıkları gibi meydana gelen sorunların daha da büyüyerek ‘krizlere yol açmasına’ sebep olmaktadırlar.

Bu eski dünyanın ilişkilerinin sürdürülmesi imkânsız olduğu için, bu kurumların uzun süre devam etmesi de artık mümkün değildir. Ülkeler arasındaki ihtilafların çözümünde işlevsiz kalan Birleşmiş Milletler’in varlığı bugün neyi ifade etmektedir? Bu ihtilaflar sadece bir-iki ülke arasında yaşanan bir çatışmayla sonuçlanmamakta ‘terörizm’ denilen bir insanlık düşmanın yayılarak, insanlığı tehdit eder hale gelmesine zemin hazırlamaktadır. “Adını andığımız diğer kurumların, bugün ülkelerin kalkınması, insani gelişme, açlık, yoksulluk, çevre felaketleri gibi her biri devasa bir problem olan konularda çaresiz kalması sonucu küresel tehditlerin çoğaldığını söylemeye bile gerek yoktur. O halde çözüm, bütünüyle ‘insani esaslarda’ ve ‘milletlerin eşitliği’ temelinde yeni kurumsal yapıların inşasından geçmektedir.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Şehit olan Mehmetçiklerimizin kimlikleri belli olmaya başladı
Şehit olan Mehmetçiklerimizin kimlikleri belli olmaya başladı
Fransa Cumhurbaşkanı Macron Esed rejimini kınayan açıklama yaptı
Fransa Cumhurbaşkanı Macron Esed rejimini kınayan açıklama yaptı